sahin_tutus
Kullanıcı
- Katılım
- 20/9/25
- Mesajlar
- 385
- Çözümler
- 8
- Tepkime Puanı
- 295
- Puan
- 63
Merhabalar.
Öncelikle forumunuz hayırlı olsun. Bendeniz İstanbul'dan bir adet Şahin. 40 yaşındayım. 40 yaşına gelince bir olgunluk çöker birşeyler olur sanıyordum olmuyormuş.
Öncelikle bunu belirtmiş olayım.
Mesleğim aydınlatma. Ledler, lambalar, elektronik falan. Daha çok tasarımdayım diyelim. Projeler falanlar filanlar ekstralar. Fakat şu an işsizliğin bana verdiği yetkiye dayanarak her masada, her forumda, her sözlükte var gibiyim.
Bir çift muhabbet kuşuna sahibim ve 5 yavru bakıyorlar şu an. En büyüğü bugün 11. gününü tamamladı. En küçüğü aslında bu sabah çıkacaktı ama derdi neyse bilmiyorum dün çıktı.
Hazır boş bir forum görünce katkı sağlayabileceğimi düşündüm ve buradayım. Öyle çok aman aman bir bilgim yok kuş bakımında ama çok video izlemişimdir internetten. İlk farkettiğim benim izlediğim üreticiler çok kuş baktığı için yaptıkları uygulamalar da buna yönelik. Ve bu arkadaşların çoğu show, jumbo gibi üretilmesi zor kuşlar bakıyorlar. Ben ilk başta bunu farketmedim. Ev takviye doldu. Var diye kullanıyorum ama bitince çoğunu almam sanırım. E vitamininden karaciğer koruyucusuna, K vitamininden calcilux'e kadar her şey var.
Ama gerçekten farkediyor bakım olarak bu kadar takviye. En son toptancı bile "abi 2 kuş için parazit ilaçlarına gerek yok" dedi. El besleme ve şırıngasından alayım dedim ne olur ne olmaz diye. "abi senin kuşların zaten anaç, ihtiyacın olmaz ki" dedi. 
Velhasıl kelam kuşlar, kanuni'nin yükseliş dönemindeki osmanlı gibi çok rahatlar.
Birer gün arada taze su vermek koşuluyla suluktan gerwit, bt amin forte, sedochol veriyorum. Mamada calcilux, entrobac ve haftada bir k + k 3000 ve kuş toprağı veriyorum. Ayrıca hazır kuru mama da var fakat günlük yumurta haşlıyorum. her 3 günde bir tavuk yumurtası yerine bıldırcın yumurtası veriyorum.
Sebze olarak brokoli, arada bir havuç ve şeker pancarı, semiz otu, bulursam ıspanak gibi sebzeler veriyorum. Kekik katıyorum bir de bağışıklık için.
Haftada birden haftada ikiye çıkarttığım buğday filizlendirmesi var bir de. buğday, az maş fasulyesi ve yeşil mercimek çimlendiriyorum. Yeşil mercimeği haftada bir haşlayarak veriyorum.
Kafesleri bana kalsa hergün bile temizlerim fakat stresleniyorlar yavru baktıkları için. Şimdilik 4 günde bir temizliyorum. Ardından bütün odayı silip, paspas çektikten sonra virkon s dezenfektanı ile dezenfekte ediyorum.
İlerdeki olanlarım ise bu işsizlik böyle giderse büyük bir salma kafes yapmayı planlıyorum.
Ayrıca bir yuvalık yapma planım var ama içine lazım olan folluğu da uzatmak gerekiyor. Ya folluğu anam babam usülü ahşaptan yapacağım kara düzen ya da 3d baskı alacağım. Fakat 3d baskı konusunda tedirginim. Sanırım mikronu çok ince tutmak gerekiyor ki dayanıklı olsun. Yoksa yavrular folluktayken çat diye ikiye ayrılırsa tam bir fecaat olur. Ama abs mi neydi daha sert flamentler vardı sanırım. En kötü daha manyak bir şey daha yapılabilir. 3d baskıdan yuvalığın kalıbını çıkarıp polimer malzemeden dökerim ama o çok saçma olur. Kaygan, sert bir şey o. Onun yerine kullanılacak başka bir tür polimer vardır illa. Ama bunlar abartı olur tabi. Bu biraz madem ki yapabiliyorum neden yapmuyorum kafası.
Çok gerçekçi değil yani.
Salma kafes yapılır ama. 2 cm'e 2 cm çıtalardan iskeleti oluşturursun o kolay. Kafes imalatçılarından da ön teli alırsın. bu hazır tellerin kendi yemlik yerleri, yuvalık ve giriş kapıları falan var. Bu noktada kafesi kapatmak için ucuz kafes telleri var ama hem dandik duruyor hem de kare kare görüntüsüyle kuşların kuyruklarını mahvediyor. Bu yüzden sadece dikey tellerin bulunduğu bir kafes yapmak lazım. O telleri de ya kafes imalatçılarından ya da avizecilerden ya da aluminyum imalatçılarından bakmak lazım. Çıtalara delik delip dikey teller oraya alttan üstten oturtulabilir. Elbette fırın boya olacak ki kuşlar kemirip zehirlenmesin.
Salma kafese bir de aydınlatma çok yakışır. O noktada ben zaten biliyorum fakat size de ipucu olarak hem evinizde kullanım için hem de kafese falan takacaksanız kuş sağluğı için birkaç ipucu verebilirim.
Öncelikle kuşlqrın göz sağlığı için kesinlikle flicker free özellikli olması gerekli. İnsanlarda bir titreşmenin farkedilmemesi için 24 titremeden biraz fazlası yeterlidir. Fakat muhabbet kuşları 100-120 hertz'in altından kalan lambaları titreşme/açılıp kapanma olarak algılarlar. Bu da onları aşırı stresli hale getirir. Telefonunuzla o odada video moduna alıp çekim yapmaya çalıştuğınızda ışık titrrmeleriz varsa lambalarınızı flicker free özellikli olanlarla değiştirin.
İkinci konu ise ışığın kalitesi. Parlaklığı değil kalitesi. Çoğunlukla bakkaldan alıp eve taktığınız led ampuller 60-70 CRI. Özetle CRI'ı 80-90 ampul bulursanız onu kullanın. Aynı watt ama fiyatı yüksek ampuller bunlardan olur genelde. Bunun sebebi için (deprem oldu şu an) alt paragrafa geçin.
Işığın kalitesi demek beyaz rengin içindeki farklı dalga boylarının (renklerin diyelim) dengeli dağılımı demektir. birimi yoktur 100 üzerinden puanlanır. Beyaz renk içindeki farklı dalga boyları ne kadar dengeli dağılırsa ışığın vurduğu yüzeyin asıl rengini o kadar iyi yansıtır. Bu durumla en iyi mağazalarda ve marketlerde karşılaşırsınız. O yüzden mağazada çok hoşunuza giden kıyafet eve gelince hoşunuza gitmiyor. Kasaplar eti daha canlı gösteren farklı dalgaboyunda lamba kullanabilir. Marketler unlu mamuller ve sebze reyonu için farklı dalgaboyu kullanabilir. Bunlar da ufak bilgiker olsun.
Bu kadar bakıma insanın kuş olası geliyor valla.

Öncelikle forumunuz hayırlı olsun. Bendeniz İstanbul'dan bir adet Şahin. 40 yaşındayım. 40 yaşına gelince bir olgunluk çöker birşeyler olur sanıyordum olmuyormuş.
Mesleğim aydınlatma. Ledler, lambalar, elektronik falan. Daha çok tasarımdayım diyelim. Projeler falanlar filanlar ekstralar. Fakat şu an işsizliğin bana verdiği yetkiye dayanarak her masada, her forumda, her sözlükte var gibiyim.
Bir çift muhabbet kuşuna sahibim ve 5 yavru bakıyorlar şu an. En büyüğü bugün 11. gününü tamamladı. En küçüğü aslında bu sabah çıkacaktı ama derdi neyse bilmiyorum dün çıktı.
Hazır boş bir forum görünce katkı sağlayabileceğimi düşündüm ve buradayım. Öyle çok aman aman bir bilgim yok kuş bakımında ama çok video izlemişimdir internetten. İlk farkettiğim benim izlediğim üreticiler çok kuş baktığı için yaptıkları uygulamalar da buna yönelik. Ve bu arkadaşların çoğu show, jumbo gibi üretilmesi zor kuşlar bakıyorlar. Ben ilk başta bunu farketmedim. Ev takviye doldu. Var diye kullanıyorum ama bitince çoğunu almam sanırım. E vitamininden karaciğer koruyucusuna, K vitamininden calcilux'e kadar her şey var.
Velhasıl kelam kuşlar, kanuni'nin yükseliş dönemindeki osmanlı gibi çok rahatlar.
Birer gün arada taze su vermek koşuluyla suluktan gerwit, bt amin forte, sedochol veriyorum. Mamada calcilux, entrobac ve haftada bir k + k 3000 ve kuş toprağı veriyorum. Ayrıca hazır kuru mama da var fakat günlük yumurta haşlıyorum. her 3 günde bir tavuk yumurtası yerine bıldırcın yumurtası veriyorum.
Sebze olarak brokoli, arada bir havuç ve şeker pancarı, semiz otu, bulursam ıspanak gibi sebzeler veriyorum. Kekik katıyorum bir de bağışıklık için.
Haftada birden haftada ikiye çıkarttığım buğday filizlendirmesi var bir de. buğday, az maş fasulyesi ve yeşil mercimek çimlendiriyorum. Yeşil mercimeği haftada bir haşlayarak veriyorum.
Kafesleri bana kalsa hergün bile temizlerim fakat stresleniyorlar yavru baktıkları için. Şimdilik 4 günde bir temizliyorum. Ardından bütün odayı silip, paspas çektikten sonra virkon s dezenfektanı ile dezenfekte ediyorum.
İlerdeki olanlarım ise bu işsizlik böyle giderse büyük bir salma kafes yapmayı planlıyorum.
Ayrıca bir yuvalık yapma planım var ama içine lazım olan folluğu da uzatmak gerekiyor. Ya folluğu anam babam usülü ahşaptan yapacağım kara düzen ya da 3d baskı alacağım. Fakat 3d baskı konusunda tedirginim. Sanırım mikronu çok ince tutmak gerekiyor ki dayanıklı olsun. Yoksa yavrular folluktayken çat diye ikiye ayrılırsa tam bir fecaat olur. Ama abs mi neydi daha sert flamentler vardı sanırım. En kötü daha manyak bir şey daha yapılabilir. 3d baskıdan yuvalığın kalıbını çıkarıp polimer malzemeden dökerim ama o çok saçma olur. Kaygan, sert bir şey o. Onun yerine kullanılacak başka bir tür polimer vardır illa. Ama bunlar abartı olur tabi. Bu biraz madem ki yapabiliyorum neden yapmuyorum kafası.
Salma kafes yapılır ama. 2 cm'e 2 cm çıtalardan iskeleti oluşturursun o kolay. Kafes imalatçılarından da ön teli alırsın. bu hazır tellerin kendi yemlik yerleri, yuvalık ve giriş kapıları falan var. Bu noktada kafesi kapatmak için ucuz kafes telleri var ama hem dandik duruyor hem de kare kare görüntüsüyle kuşların kuyruklarını mahvediyor. Bu yüzden sadece dikey tellerin bulunduğu bir kafes yapmak lazım. O telleri de ya kafes imalatçılarından ya da avizecilerden ya da aluminyum imalatçılarından bakmak lazım. Çıtalara delik delip dikey teller oraya alttan üstten oturtulabilir. Elbette fırın boya olacak ki kuşlar kemirip zehirlenmesin.
Salma kafese bir de aydınlatma çok yakışır. O noktada ben zaten biliyorum fakat size de ipucu olarak hem evinizde kullanım için hem de kafese falan takacaksanız kuş sağluğı için birkaç ipucu verebilirim.
Öncelikle kuşlqrın göz sağlığı için kesinlikle flicker free özellikli olması gerekli. İnsanlarda bir titreşmenin farkedilmemesi için 24 titremeden biraz fazlası yeterlidir. Fakat muhabbet kuşları 100-120 hertz'in altından kalan lambaları titreşme/açılıp kapanma olarak algılarlar. Bu da onları aşırı stresli hale getirir. Telefonunuzla o odada video moduna alıp çekim yapmaya çalıştuğınızda ışık titrrmeleriz varsa lambalarınızı flicker free özellikli olanlarla değiştirin.
İkinci konu ise ışığın kalitesi. Parlaklığı değil kalitesi. Çoğunlukla bakkaldan alıp eve taktığınız led ampuller 60-70 CRI. Özetle CRI'ı 80-90 ampul bulursanız onu kullanın. Aynı watt ama fiyatı yüksek ampuller bunlardan olur genelde. Bunun sebebi için (deprem oldu şu an) alt paragrafa geçin.
Işığın kalitesi demek beyaz rengin içindeki farklı dalga boylarının (renklerin diyelim) dengeli dağılımı demektir. birimi yoktur 100 üzerinden puanlanır. Beyaz renk içindeki farklı dalga boyları ne kadar dengeli dağılırsa ışığın vurduğu yüzeyin asıl rengini o kadar iyi yansıtır. Bu durumla en iyi mağazalarda ve marketlerde karşılaşırsınız. O yüzden mağazada çok hoşunuza giden kıyafet eve gelince hoşunuza gitmiyor. Kasaplar eti daha canlı gösteren farklı dalgaboyunda lamba kullanabilir. Marketler unlu mamuller ve sebze reyonu için farklı dalgaboyu kullanabilir. Bunlar da ufak bilgiker olsun.
Bu kadar bakıma insanın kuş olası geliyor valla.